Yukarı Çık
Bildirimler
Şu anda, yeni bir bildirim mevcut değil!

Yeni bildirim olduğu zaman tam olarak burada karşına çıkacak.

8 dakika okunma süresi

0 yorum

3

Yalova Termal Kaplıcaları

admin

2 ay önce

Tesis, Yalova il merkezine 12 km uzaklıkta Gökçedere ile Üvezpınar Mahalleleri arasında Samanlı Dağı’nın yamacında bir vadidedir. Çevresi, bir arada ender görülen bitki örtüsü ile kaplı bir vadidir. Çınar ve Çamlık otellerinden oluşmaktadır.

Yalova Kaplıcaları, nadide çiçeklerle süslenmiş, geniş ormanlıklar içindeki termal tedavi kurumlarıyla, yalnız ülkemizin değil, Avrupa ülkelerinin de övgü ile baktıkları bir şifa merkezidir. Yalova kaplıcalarının suları, yerin merkezine yakın bölümlerden gelmektedir. Bilim adamlarının kaynak çevresinde yaptığı incelemeler, burada eski bir sönmüş volkanın bulunduğunu kanıtlamıştır.

Yalova kaplıcaları, bir su kenti ve dinlenme yeridir. Sık ve yüksek ağaçların gölgelediği bu vadi, kaplıcalar kadar zümrüt yeşilliği ve seçkin güzelliği ile de, yaz aylarında binlerce insanı kendisine çeker. Halk arasında kısaca “Termal” diye adlandırılır.

Bugünkü görünümü ile Padişah Sultan Hamid tarafından eski şekli aynen kalmak kaydiyle 1900 yılında onarılmıştır. İç ve dış döşeme mermerleri İtalya’dan getirilmiştir. Sultan Mecid, annesinin romatizmaya yakalanması üzerine bu hamamı yaptırmış ve hamama da “Valide Hamamı” adı verilmiştir. Çınar Oteli’nin arkasındadır.

Yalova Kaplıcalarının tarihi çok eskilere dayanıyor. Hellenistik, Roma ve Bizans döneminde de biliniyor, çevresinde hamam ve içme tesisleri bulunuyordu. O dönemlerde Yalova ve Karamürsel’in bulunduğu bölgeye Helenopolis şehri deniyormuş. Daha sonra bu bölge, 1291 yılında Osmanlı beyliğinin eline geçince, bu yöre, komutan Kara Yalvaç ismine izafeten Yalakoba, Yalıova ve sonunda Yalova olarak anılmış.

Evliya Çelebi, Yalova Kaplıcaları ile ilgili öyküyü de kaleme almış. Bu anlatıma göre, Bizanslı Yanko’nun kızı Helena bir hastalığa tutulmuş, kirpikleri ve kaşları dökülmüş. Doktorlar çare bulamamışlar ve hava değişimi için buradaki dağlara getirmişler. Kızcağız, bu dağlar arasından çıkan sıcak sularla yıkanır ve sudan içermiş. Babası, 40 gün sonra tamamıyla iyileşen kızını görünce çok sevinmiş, binlerce köle ve esir çalıştırarak altı adet kubbeli hamam yaptırmış.

Osmanlılar döneminde, ancak çevre insanları tarafından yararlanılmış olan Yalova Kaplıcaları, bir süre de yabancı bir şirket tarafından işletilmiş, bu şirket kaplıcaya yeni birçok tesis kazandırmış. Kurtuluş Savaşı yıllarında Yunanlılar tarafından tahrip edilmiş… Cumhuriyet döneminde, özellikle 1929’da Atatürk’ün direktifiyle kaynaklar yeniden değerlendirilmeye başlanmış, kaynakların çevresinde, modern termal tedavi merkezinin temelleri atılmış ve günümüzdeki görünümüne kavuşmuştur.

Yalova Kaplıcaları’nda halkın çok ilgilendiği (su sıcaklığı 55°C olan)  Gözsuyu adıyla bilinen bir kaynak daha var. Romalılar döneminden beri bilinir. “Göz ayazması” adıyla da tanınır. Gözsuyu denilen bu kaynak, göz iltihaplarında, konjoktivitelerinde kullanılır. İyi geldiği söylenir. Gözler bu su ile yıkanır veya bir fincan içinde banyo yapılır. 42 derece sıcaklığındadır.

Bir diğer kaynak ise Mide Suyu kaynağıdır: 48 derece sıcaklıktaki bu su içilirse mide ve barsakları çalıştırır. Ziyaretçiler sürahi ve damacanalarını doldurarak evlerine bile götürürler. Mide rahatsızlıklarına, kan dolaşımı bozukluklarına iyi gelir.

Yalova Termal Kaplıcaları alanında, farklı özelliklere sahip 4 kaynak bulunmaktadır.
a) Yalova Asıl Kaynak: Su sıcaklığı 57°C, pH değeri 7.66, radyoaktivitesi 2.89 emandır.
b) Valide Hanım Kurnabaşı: Su sıcaklığı 56°C, pH değeri 7.46’dır.
c) Valide Hanım Kaynağı: “Yeni Kaplıca” diye de bilinen bu kaynağın sıcaklığı 64°C, pH değeri 7.48, radyoaktivitesi 0.57 emandır.
d) Göz Suyu: Sıcaklığı 55°C, pH değeri 6.88, radyoaktivitesi 4.2 emandır. Bu kaynakta yapılan göz banyosundan, konjonktivit ve keratitlerin iyileştiği görülmektedir.

“Uluslararası Kaplıcalar Birliği”nce, 1911 yılında Roma’da düzenlenen bir sergiye gönderilen Yalova kaplıca suyu, birinciliği almış ve altın madalya kazanmıştır. Bu tarihten sonra Yalova Kaplıcaları daha çok ilgi çekmiş ve bölgeye birçok otel inşa edilmiştir.

SUYUN ÖZELLİKLERİ: Termal suyun analizi, İ.Ü. Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından yapılmış ve aşağıdaki içerikte bulunmuştur.

İyodür, nitrat, amonyum, eseri miktarda dahi alüminyum, bakır, mangan, karbonat ve sülfit içermediği, sodyum, potasyum, kalsiyum, magnezyum, demir, çinko, klorür, bromür, florür, sülfat, hidrofosfat, bi­karbonat içerdiği saptanmıştır.

Ayrıca, serbest karbondioksitli (4.4 mg/l), sertliği 50.6°Fs, silikat (44.85 mg/l) ve bor (0.42 mg/l) ihtiva ettiği saptanmıştır.

pH değeri 7.75, E.C değeri 1500 mhos, sıcaklığı 61°C’dir.

Suyun kokusu bariz hidrojen sülfür kokusunda, rengi berrak, lezze­ti tatlıcadır.

Kaplıca suları, berrak, renksiz bir sudur. Soğutularak, içme ve ban­yo kürleri şeklinde kullanılabilmektedir.

Yalova ana kaynak; sülfatlı, sodyum ve kalsiyumlu, hipertermal ve hipotenik bir maden suyu olarak  değerlendirilmiştir.

ŞİFA YÖNÜ: Kaplıca suyu zengin ve çeşitli minerallere sahip olduğun dan; banyo, içme ve buhar tedavisi olarak yararlanılmaktadır. Kaplıca suyu sıcak olmakla beraber içmesi rahattır ve tadı güzeldir. Soğuduğu zaman hafif buruktur.

İ.Ü. Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Araştırma ve Uygulama Mer­kezi tarafından yapılmış tahlil sonuçlarına göre şifalı etkileri aşağıdaki şekilde belirtilmiştir:

  • Soğutularak içme ve banyo kürü şeklinde yararlıdır.
  • Kürün, metabolizmayı uyarıcı etkisinden dolayı, egzersizle kom­bine edildiği zaman şişman hastaların zayıflaması söz konusudur.
  • Ensüline bağımlı olmayan erişkin diyabetlide kan şekerini düşü­rücü etkisi vardır.
  • Gut’ta, atak dışı dönemlerde, gut böreği oluşmamış ise yararlıdır.
  • Böbrek hastalarında kronik nefrit, kronik sistit ve kronik prostatiste ve böbrek taşlarında da olumlu etkisi vardır.
  • Romatoid artrit, spondilartrit ve diğer seronegatif spondartropatiterde akut ataklar dışındaki dönemlerde doktor kontrolünde kaplıca kürü yararlıdır.
  • Dejeneratif eklem romatizmaları (artroz), yumuşak doku romatiz­maları (myalji, fibrosit, perartrit) da kürden olumlu etkilenmektedir.
  • Karaciğerin iltihaplı hastalıklarında kronik döneme geçişte ve kro­nik dönemde yararlıdır.

Uyarı: Ancak, karaciğerin akut iltihaplı hastalıklarında ve sirozun son aşamasında fibroz doku gelişim döneminde kür uygulanmamalıdır.

  • Safra kesesi ve safra yollarının yetersizlikleri ve kronik iltihapla­rında yararlıdır.

Uyarı: Akut iltihaplı dönemde ve taşla tıkanmış kolesistitte kesin­likle kür yapılmamalıdır.

  • Mide ve bağırsak hastalıklarında; kronik gastrit, nezlevi bağırsak hastalıklarında, spastik kolit ve kabızlıkta,
  • Bağırsak salgısı ve safra yetersizliklerine bağlı ishallerde,
  • Asabiyet kaynaklı kabızlık,
  • Bağırsak parazitleri ve hemoroidlerde yararlıdır.

MEVCUT TESİSLERİ: Yalova Termal Kaplıcalarında, 8 adet süit, 54 adet standart odası ile Termal Otel; 17 oda, 1 süit ile 36 yatak kapasitesine sahip bahçesindeki 230 yaşındaki tarihi çınar ağacından ismini alan Çınar Otel ve 12 adet apart daire bulunmaktadır. Banyo ve Hamamlar: Açık Havuz, Kurşunlu Banyo, Sultan Banyo, Valide Banyo, Sıra Banyolar şeklindedir. Yanı sıra Gökçedere’de birçok termal hotel mevcuttur. Black Bird Thermal Hotel, Termal Elit Hotel, Thermal Saray Hotel, Termal Moringa Otel, Thermalium Wellness ve Spa Hotel by Vima vb..

YALOVA TERMAL KAPLICALARINA NASIL GİDİLİR?

Yalova il merkezine 12 km uzaklıktaki termal kaplıcaya ulaşım çok kolaydır. Yalova-Termal arası toplu ulaşım (minibüs) seçeneği mevcuttur. Kendi hususi aracıyla gitmek isteyenler aşağıdaki haritadan faydalanabilir.

YALOVA TERMAL’DE GEZİLECEK YERLER

Sudüşen Şelalesi: Sudüşen Şelalesi, Termal ilçesine bağlı Üvezpınar Köyü’ne 6 km. uzaklıkta olup yolu asfalttır.

KAYNAKLAR: 1- Fevziye Koç, Türkiye Kaplıcaları, Bilge Kültür Sanat Yayınevi ; 2- Mehmet Şimşek, Şifalı Sulara Yolculuk, İnkılap Kitabevi

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı, ilk yorumu sen yapmak ister misin?